İzmir’le ilgili bir yığın çeviri yapıyorum şu aralar. Vaktim olmuyor uzun uzun buraya yazmaya, mesai harcamaya.

Bir şair var. Adını unuttum; bakmaya üşendim. Çok da mühim değil adı sanı. Doğma büyüme İzmirli. Ailesinin tüm fertlerini kaybetmiş ve evin her köşesinde suretlerini gördüğü için çekip Çeşme’ye gitmiş. İzmir, benim annemdir diyor. O eski hallerini de çok iyi biliyor. Tanışmak istedim. Hem de çok. Kemeraltına geldiğinde daima hana uğrar, çay içer ve şiir yazarmış. Melon şapkalı beyefendiler, Frenk sokağı, sokakta salınan matmazeller, madamlar.. üzerine. Aşk üzerine.

Ahh, İzmir.

Bugün sana olan aşkım, dörde katlandı bilesin.

Advertisements