Biz bu adamın değerini, yaşarken neden anlamadık. Vatan hasretiyle son nefesini vermiş “diğer” bir kahraman yaftasını yapıştırmadan önce, neden nefes aldığı zamanların kıymetini bilemedik ki..

Bu ülkede, pek çok şeyin yanıtını alamayacağımı anlamış bulunuyorum ben artık. Geçenlerde “o”nun adına bir gece düzenlendi. Hayatım boyunca, katılamadığım organizasyonların beni çok fazla alakadar ettiğini hatırlamam. Ama o gece, orada, onun için olmayı çok istemiştim. Ömrümde sevip sevebileceğim en güzel şarkılar, onlarca, belki yüzlerce kişinin ağzından çıkmaktaydı o gece. Yalnız bir eksik vardı. Koca bir boşluk. O kusursuz ses olmayınca, boynu bükük kalmıştı Şafak Türküsü’nün. Ve daha nicelerinin..

Ne mutlu ki, Ahmet Kaya şarkılarının, sınırlarından içeri girmesinde hiçbir sakınca olmadığı bir evde büyüdüm. Birçok arkadaşımın, adından dahi haberi yoktu halbuki bu eşsiz insanın. Haberi olanlar da zaten, onu hiç anlam veremediğim bir konuyla itham ediyordu: Kürt olmak.

Nesi vardı Kürt olmanın? Babaannem bu dili konuşurdu. Ben hiç denk gelmedim, ama babam bile bu dili konuşarak büyümüştü benim. Her yaz gittiğim Güneydoğu’da, etrafımızı sarıp sarmalayan, bize çok değerli bir hazineymişiz gibi davranan kadınlar, çocuklar, aile reisleri, yaşlılar, gençler de bu dili konuşurlardı. Hiç anlamazdım. Ama ne dediklerini çok iyi bilirdim. Sevgilerini görmek için, illa aynı dilden konuşmaya gerek yoktu.

Arkadaşlarıma bunu anlatmayı hiç denemedim. Hatta varsın sevmesinler Ahmet Kaya’yı, bizim sevgimiz yeter derdim. Ve yine hatta, varsın bilinmesin şarkıları; bize kalsın bile dediğimi hatırlıyorum. Şimdilerde, keşke gözlerine soksaydım bu gerçeği diyorum. Aynı topraklarda büyüdük biz. Aynı türkülerle arttı içimizdeki sevda. Onlar ekmeğe “ekmek” demedikleri için oldu tüm bunlar.

Peki ya, bizim söylediğimiz cümleler, sahip olmakla övündüğümüz kelimeler “ne kadar” bize ait? Bunu hiç düşündük mü?

Gelin kabul edin. Biz eşeklik ettik. Bu adama da büyük haksızlık ettik. Yaşarken, memleketi satan bir vatan haini, ölünce de badem gözlü ilan ettik deyin. Siz de rahatlayın, biz de..

Memleketi asıl kimlerin satmakta olduğunu da söylememe gerek yoktur umarım.

Advertisements