Sana dün bir tepeden baktım güzel memleketim. Halin içler acısı. Sanki o biber gazı belirli bir kitleye değil de ülkenin tamamına sıkılmış gibi. Gözlerimiz yanıyor, aklımız karışık. Belirsizlik bunu daha beter hale getiriyor. Sanki o bomba yalnızca uzaktaki ilçeyi değil de, doğudan batıya uzanan, kuzeyi güneyi de içine alan, üç tarafı denizlerle, dört yanı güzelliklerle çevrili memleketimi olduğu gibi tarumar etti. Çeşitli kaynaklar ölü sayısı şöyle böyle diyedursun, asıl ölmekte olan inançlar, umutlar ve dört nala uzaklaşan yarınlardan haber veren yok.

Her yeri İzmir sandım, bundandı belki rahatlığım. 30 yıllık ömrümde insanı sadece insan olarak gördüm. Bundan öte bir anlam yüklemek, genetik kodlarımda yoktu zaten, istesem de yapamazdım. Siyahı da aynıydı benim için, çekik gözlüsü de. Akşam evinde ekmek soğan yiyenle dana rosto götüren arasında uçurumlar, dağlar göremedim. Mutluluksa, soğanı ekmeğe katık yapan da çıkarıyordu hayatın güzel anlarının tadını. En manyağını da kabullendim, en çulsuzunu da bağrıma bastım. Hatta çulsuzu daha çok bağrıma bastım. Geldiğim kültür, ezilenin, toplumda dışlanıp hakir görülenin yanında olmanın erdeminden bahsedip dururdu çünkü hep. İnsan, sadece insandı benim için.

Çünkü zengininin de, oburunun da, entellektüelinin, yoksulunun, soluk benizlisinin, görgüsüzünün de dünyaya geliş ve dünyadan ayrılış biçimi aynı.

Ama son on yıldır gururla söylemeliyim ki, bu badem bıyık tayfası beni insan denilen canlıdan tiksindirdi. Blogda, kitleleri gerizekalı hale getirdiğine inandığım siyaset ve spor olmamıştır hiç (taam, nadir de olsa bazen kaymış olabiliriz bu iki alana. Ayrıca en büyük CİMBOMBOM ULAN!=). Ülkemin sessiz, yalnız, uzak diyarlarını, veyahut doğduğumdan beri yaşamakta olduğum İzmir’i anlatıp resmetmişimdir genelde. Ya da sadece kendimle ilgili yüzeysel ve hatta saçma sayılabilecek olayları anlatıp günlük tandansı yakalamışımdır. Ki bu bir günlük de-ğil! Şurada şunu yiyin, aman burada denize girmeden gelmeyin şeklinde gerzekçe tavsiyelerin verildiği bir gezi rehberi hiç de-ğil! Sadece blog işte. Canım isteyince yazıyor, istemeyince suratına dahi bakmıyorum.

Tarihe not düşmek istedim. Barış süreci, gaz bombası, bitmek tükenmek bilmeyen müsabakalar ve örgüt eylemi saçmalıklarının tam ortasından bildiriyorum ve durum hiç de parlak değil.

Ortada bir yanlış ve onu göremeyen milyonlarca insan var.

 

Advertisements